Balo Sokak

Balo Sokak

Bendeniz Akademililer Sanat Merkezinde (ASM) resim yapmaktayım.

ASM Beyoğlu'nda Balo sokağın Tarlabaşı caddesiyle birleştiği noktada bulunmakta. Nohut pilavın 7,50 TL, çayın 1.00 TL. olduğu bu sokakta hayat kadınının en alası, travestilerin en alımlısı, torbacının en bıçkını, tinercinin kafası en güzeli, sarhoşun en iyi yalpa atanı, şarapçının en kıyağı bulunur.

Barlarda çıkan kavgalarda bardakilere bir şey olmaz da sokaktan geçmekte olanlar vurulur. Karşımızdaki duvarın dibindeki teneke tezgâhta 3,00 TL’dan çorap satan şarapçı bir arkadaş vardır. Buradaki tiplerden hangisinin sivil/gizli polis olduğu belli değildir. Mesela travestileri önce polisliğe alıp sonra mı travesti yaparlar, yoksa önce travesti yapıp sonra mı polis yaparlar. Bir yanımızda üstü yanmış bodrumu sağlam duran yıkık bir bina vardır. Öteki yanımızdaki binada sanatçı yaşlı bir hanım oturur. Karşımızda yeni elden geçmiş boş bir bina vardır. Niye kiralanmaz, bilinmez. Karşımızdaki köşede Burhan Doğançay Müzesi bulunmaktadır. Netice-i kelam burada Nevizade, bar, türkü bar, konser mekanları, taverna, meyhane, lokanta, seyyar pilavcı, otopark, fotoğrafçı, berber, çorap satıcısı, kahve, otel, simit fırını, seyyar köfteci, torbacılar, tinerciler, dilenciler, boş boş dikilenler, sanatkarlar, galeriler, sanatçı atölyeleri, muhasebe bürosu, bakkal, büfe, müze, Türk Telekom’un sabit telefonları, parfümerici, telefoncu, taksi durağı, içinde bilumum kumarın döndüğü ZBNMYA Köyü Dayanışma ve Geliştirme Derneği, Beyoğlu Emniyet Amirliği ve de Kızılay Dispanseri bulunur. Fotoğrafçının dışarda durup etrafı seyreden çırağı, kapıya çıkıp sigara içip sıkıntı gideren Kızılay’ın beyaz önlüklü Doktor Beyi, durakta otobüs bekleyen her türlü vatandaş, kaybolmuş turistler, punk, gotik, şeytan, hippi, her tarafı dövmeli gençler, zaman zaman saksıda çiçek satanlar, ayakkabı boyacıları vs. Müşteri bekleyen taksilerden TL 5.00 isteyen kâhya bozması. "Abi, bana bir simit alsana" diyip, aldığı parayı şaraba yatıran kafadar. Gelen arabaları iğne deliğinden geçirip park eden parkçılar. Tek yön Sokakların girişlerindeki kapanları battaniye ile örtüp sokakları gidiş-gelişe açanlar. Ve tabii ki bütün bu patırtılardan arta kalanları silip süpüren sokağımızın köpeği.

Derken Balo Sokağımıza Belediye geldi ve gıcır gıcır parke taşları döşedi ve herkes kendine bir çeki düzen verdi. Travestiler parfüm sürmeye ve ödemeleri kredi kartından almaya başladılar. Bir de Frequent Customer indirimi uygulamasına geçtiler. Türk Telekom’a ait sabit telefon kulübeleri kaldırıldı. Köftecinin ızgara kokusundaki kuyruk yağı kokusu gitti. Yol yapılınca otopark %50 küçüldü ve otopark fiyatları %50 arttı. Otoparkçılar da ayda bir yerine ayda iki kere sakal tıraşı olmaya başladı. Elli metre çapındaki bir daire içinde bulunan beş adet erkek berberi havlularını artık sokakta kurutmuyorlar. Bakkalda çalışan kızlar kısa kollu T-Shirt ile yamalı blucin giyip makyaj yapmaya başladı. Bakkal şekersiz Cola satmaya başladı. Simitçi susam kalitesini arttırdı. Saksı içinde bitki satan arkadaş iki bitki alana bir adet su kovası hediye etmeye başladı. Köpekleriyle dolaşıp sırtlarındaki halıları satan arkadaşlar artık İran Halısı da getirmeye başladılar. Suratından düşen bin parça olan parfümerici gelen her müşteriye “hoş geldin” demeye başladı. Kuruyemişçi Mango Kurusu satmaya başladı. Türk Popu Barı önünden geçerken çığırtkanlar sizi artık kündeye getirip içeri atmıyorlar, sadece kolunuzdan içeri çekiyorlar. Yılların JOLLY JOKER’i kapısını tamir etti. Cafeler nargilelerin marpuçlarını temizlemeye başladılar. Mekânların adları hep Avrupacaya döndü. Medusa Club, Air Cafe Bar, Araf X’s Bar, Odda, Balans’ Brau, Shamrock, Jakaranda Boutique Hotel, Machine Club, The Beyoğlu House, Hotel Liferoom, Cafe Splendor, Shaker.

Son olarak sokağımızın köşesine Polis Kontrol Noktası koydular. İnsanları ve vasıtaları çevirip kimlik kontrolü yapıyorlar. Bunları neye göre yaptıklarını uzun müşahedelerden sonra anladım. Bunların doldurmaları gereken günlük kimlik kontrol sayısı var. Bu sayıyı doldurdular mı gerisi geyik.

500 metre çapında bir alanda yaşanan bu hayatta korkunç bir denge, herkesin diğerinin de yaşamına ve ekmeğine duyduğu saygıdan doğan güzel ve karşılıklı bir anlayış vardır.

Asrileşmiş sokağımıza bekleriz efendim……