Fıtık - 2

Fıtık - 2

Hiç Fıtık oldunuz mu?

“Sen ne diyorsun ya, bütün ömrüm fıtık olmakla geçti” diye bir cevap aldığımı duyar gibi oluyorum.

“Evi yüz kere ilaçlattım, yine de karınca, hamamböceği vs. den kurtulamadım.”

20 yıldır kapıcıya “evladım, sabahları ekmeği paspasın üstüne bırakma, duvardaki sepete koy” diyorum, yine de her gün yerde buluyorum.

Evdeki yardımcıya “Kızım arada sırada halıların altının tozunu al” diyorum, sonra da senede bir kapıcıyı çağırıp halıların altını temizletiyorum.

Benim sekretere “Kızım şu gömlek düğmelerini doğru dürüst ilikle, çaycı odadan çıkmıyor.” Ama nedense her sabah gömlek düğmelerini iliklememek için önemli bir mazereti çıkıyor. Çaycıya aşık mı, ne.

Eşime diyorum ki “Şakir, şu sigaranın külünü allahını seversen kül tablasına silkiver” ama her sabah yerden sigara külünü silmek gerekiyor.

Tabii, siz de fıtık oluyorsunuz.

Eeee, fıtık oluyorsunuz da insanı fıtık eder söyleminin nereden geldiğini biliyor musunuz? Tabi ki hayır. Siz zaten Üsküdar’da sabah oldu’ nun da nereden geldiğini bilmiyorsunuzdur. Peki Temcit Pilavını? Neyse bunları başka sefere anlatalım da ileride yazacak başka şeyler kalsın.

Fıtık: Latince Hernia.

Yani: İç organlardan birinin bir parçasının, çoğunlukla da bağırsağın bir bölümünün, bulunduğu boşluğun çeperlerinde doğal olarak bulunan ya da sonradan olma bir delikten dışarı taşarak deri altında bir şişkinlik oluşturması.

Vücudun bu eylemini gel de kapıcıya, sekretere veya Şakir’e anlat bakalım.

Kapıcı der ki “Abla, ben size ekmek getirmeden önce Mustafa Çeperlere de ekmek bırakıyorum. Onlar bir şey demiyorlar valla.”

Sekreteriniz der ki “Ama Şakire Hanım siz gelmeden önce dışarıya doğru şişkinlik yaratmaması için ben her türlü düğmeyi kapatıyorum”

Böylece hepsi haklı çıkarlar, siz de çeperlerinizle baş başa kalırsınız.

Şimdi buraya kadar anladınız durumu. Bakalım bundan sonrasını anlayabilecek misiniz? Ben Türkçe okudum, olmadı, Tuvali dilinde okudum; o da olmadı. Sonunda gerçeği büyük Hümanist Erasmus’ un Latince yazdığı Söz Dinlemeyen Hümanist Bağırsaklar adlı Kitabında buldum. Arkadaş diyor ki “En Hümanist organlar bağırsaklardır, çünkü tütsü gibidirler, insanı rayihanın derinliklerine sürüklerler; müzik gibidirler, insanı hayal dünyasının ötesine taşırlar”

Altı ay önce bir Göbek Fıtığı ameliyatı olmuştum.

Bundan sonra spor yaparken çeperleme riskim kalmadı diye de sevinmiştim. Yani artık kapıcı ekmeği paspasın üstüne koymayacaktı.

Doktor Garantisi gereği spora iki ay sonra tekrar başladım. Her şey çok güzeldi. Derken tek taraflı bir hamilelik başladı. “Acaba bu durum bir düşüğe neden olur mu” diye düşünmeye başladım. Jinekoloğum “Merak etme bir şey olmaz, yalnız erken doğum olabilir, o durumda da zaten sezaryen yaparız” dedi.

Doktor beni ne sandı bilemiyorum.

Size şimdi bir de sezaryen kelimesinin nereden geldiğini anlatmak gerekecek.

It is commonly believed to be derived from the surgical birth of Julius Caesar.
-U.S. National Library of Medicine-


Yani Roma İmparatoru Sezar'ın isminden gelmektedir. Sezar'ın doğumunun tarihte ilk defa bu yöntemle yapıldığı söylenir. Eğer bu doğruysa ben de Fatih Sultan Mehmetim. Neyse biz buna inanmaya devam edelim. (Yani benim Fatih Sultan Mehmed olduğuma.)

Zamanla öyle bir görüntü yaratmaya başladım ki, Orta Çağ’da olsa Cadı diye yakarlardı alimallah. Erkekler halimle alay ediyor, hanımlar halime üzülüyor. Onlar tecrübeli, doğum zor iş. Gıcık Kapanlar oh olsun diyorlar, “Ahh, keşke ben de böyle olabilsem” diyenler var. Onların kim olduklarını ben pek anlayamadım.

Neyse, uzun lafın kısası, gittim ikinci Fıtık ameliyatımı da oldum. Her zamanki gibi iyi geçti.

Şu anda göbek deliğimde dikiş zımbalarının yarattığı acayip seksi bir piercing var. Fıtık çıkıntısını alırken sarkan derileri vs. de almışlar. Bir beden zayıfladım. Yani zayıflamak isterseniz gidip Fıtık ameliyatı olun.

Her şey iyi, kendimi gayet iyi hissediyorum, keyfim yerinde, hastaneden çıkıyorum.

“Doktorcuğum ellerin dert görmesin, allah seni çoluğuna çocuğuna bağışlasın, haydin bana eyvallah” dedim.

Doktor: “Güle güle Ahmet Beyciğim, ama bu fıtığın yakında yeniden olma ihtimali %30; görüşmek üzere” dedi.

PS: Bir daha ki fıtık ameliyatında da “Baklava Karın” yapmalarını da isteyeceğim.